Aşure, buğday, bakliyat, kuru meyveler ve çeşitli kuruyemişlerin bir araya getirilmesiyle hazırlanan geleneksel bir Türk tatlısıdır. Türk mutfağının en eski tatlılarından biri olarak kabul edilen aşure, özellikle Muharrem ayında hazırlanmasıyla bilinmektedir. Halk arasında “Aşure Günü Tatlısı” olarak da anılmaktadır.
Aşure yapımında genellikle buğday, nohut, fasulye, pirinç, kuru kayısı, kuru incir, kuru üzüm, ceviz, fındık ve nar kullanılmaktadır. Bölgelere göre kullanılan malzemeler değişiklik gösterebilmektedir. Tatlı hem sıcak hem de soğuk şekilde servis edilebilmektedir.
“Aşure” kelimesi Arapça kökenli olup “on” anlamına gelen “aşara” kelimesinden türediği kabul edilmektedir. İslam kültüründe Muharrem ayının onuncu günü ile ilişkilendirildiği için bu isimle anıldığı düşünülmektedir.
Bazı kaynaklarda aşure kelimesinin zaman içerisinde farklı toplumlarda benzer biçimlerde kullanıldığı belirtilmektedir.
Aşurenin tarihi oldukça eski dönemlere dayanmaktadır. Rivayetlere göre aşure, Nuh Tufanı sonrasında gemide kalan son malzemelerin bir araya getirilmesiyle hazırlanmıştır. Bu nedenle aşure, paylaşım ve bereketin simgesi olarak kabul edilmektedir.
Osmanlı döneminde aşure önemli geleneksel tatlılardan biri hâline gelmiştir. Özellikle tekkelerde, saray mutfaklarında ve halk arasında büyük kazanlarda hazırlanarak komşulara dağıtılması gelenek hâline gelmiştir.
Aşure günümüzde Türkiye dışında Balkanlar, Orta Doğu ve bazı Asya ülkelerinde de farklı tariflerle yapılmaktadır.
Osmanlı mutfağında aşure, özellikle Muharrem ayında hazırlanan önemli tatlılardan biriydi. Saray mutfağında büyük kazanlarda pişirilen aşureler halka ve misafirlere dağıtılmaktaydı.
Aşure özellikle:
hazırlanmakta ve paylaşılmaktaydı.
Osmanlı döneminde aşure dağıtımı sosyal dayanışmanın önemli geleneklerinden biri olarak kabul edilmekteydi.
Aşure yapımında ilk olarak buğday, nohut ve kuru fasulye ayrı ayrı haşlanır. Daha sonra büyük bir tencerede birleştirilerek kaynatılır. Karışıma kuru meyveler ve şeker eklenir.
Pişirme işlemi tamamlandıktan sonra aşure kaselere paylaştırılır ve üzerine ceviz, fındık, tarçın, nar veya Hindistan cevizi eklenerek servis edilir.
Bazı tariflerde süt, portakal kabuğu veya gül suyu da kullanılabilmektedir.
Aşure farklı bölgelerde farklı tariflerle hazırlanabilmektedir. Yaygın aşure çeşitleri şunlardır:
Bazı bölgelerde aşure daha yoğun kıvamlı hazırlanırken bazı tariflerde daha sulu şekilde yapılmaktadır.
Aşure, Türk kültüründe paylaşım, bereket ve birlikteliğin simgesi olarak görülmektedir. Özellikle komşulara aşure dağıtılması Anadolu kültüründe uzun yıllardır devam eden geleneklerden biridir.
Günümüzde aşure yalnızca Türkiye’de değil, birçok farklı ülkede de bilinen geleneksel tatlılardan biri hâline gelmiştir.